Ateşiniz varken mi uçuyorsunuz? Tarifeli uçakla uçmasanız daha iyi!

Ateşi varken uçmak hem hastanın kendisi hem de diğer yolcular için çok tehlikeli olabilir. Uçuş sırasında zaten artan tromboz riski tekrar yükselişe geçer, zayıf düşmüş vücudun ise uçakta dinlenmesi zordur ve hastalığa bağlı olarak diğer yolcular için bulaş riski oluşturur. Ayrıca ateşlenmenin nedeni bir hastalık olabilir ve uçuş sağlık durumunuzu daha da ağırlaştırabilir. Kısacası ateşlenme ile uçmak iyi bir fikir değil, en azından tarifeli bir uçakla. Eğer tarifeli bir uçuş mümkün değilse sizin için tüm olasılıkları hesaplıyor ve alternatif seçenekleri sunuyoruz.

Fieberthermometer

Ateş nedir?

Ateş, genellikle hastalığa karşı doğal bir savunma tepkisi olarak ortaya çıkan, vücuttaki çekirdek sıcaklığın artışı olarak bilinmektedir. İnsanların vücut ısısı 38° veya daha üstünde bir değere ulaştığında, ateş olarak tanımlanır. 

Elbette ateşin kendisi genelde bir hastalık değil, aksine hastalığın altında yatan bir semptomdur. Ateş belirtisi çoğu zaman bir enfeksiyondur. Ancak ateş, örneğin tümör hastalığı gibi, başka hastalıklara da yol açabilir.

İlk aşamada genelde titreme nöbeti ve soğuğa karşı artan bir hassasiyet oluşur. Burada vücut, ısısını yükseltmek için, soğuk olduğu sinyalini gönderir. Hasta genelde, sıcak tutan giysiler, kalın battaniyeler veya sıcak su torbasıyla duruma katkı sağlar. Vücut normalde kendi başına tehlike oluşturmadan ateş yüksekliğini kontrol altına alabilir. Bu ise vücut ısısı 41,5° ‘yi geçtikten sonra böyledir.   

Bu süreç, ateşin tekrar düşmesiyle, çoğunlukla yüksek bir ısı hissi, terleme ve bununla beraber oluşan sıvı kaybıyla bağlantılıdır. Bu yüzden ateşlenince sıvı kaybını tekrar dengelemek için bolca su tüketmek gerekir. İlaçlar veya doğal ilaçlar gibi ateş düşürücü önlemler ise artık tartışma konusudur. Ateş, normalde kendi kendini düzenleyen ve genelde ihtiyaç duyulan bir bağışıklık tepkisi olduğundan, bu sürece müdahale etmek her zaman uygun değildir.

Ateşlenmeye bağlı olarak uçuşta artan tromboz riski

Uçuş sırasında genellikle tromboz riski artar:  Yolcu uzun bir süre koltuğunda hareketsiz şekilde kalır. Kabin havası kurudur ve genelde çok az sıvı tüketilir. Böylelikle kan daha katı bir hale gelir ve tromboz adı verilen kan pıhtılarının oluşmasına neden olabilir.

schematische Darstellung einer Thrombose

Eğer bir yolcunun ateşi varsa, bu etkiler kısmen artış gösterir:  Zaten bedenen zayıf düşmüş hastalar, uçuş sırasında sağlıklı bir yolcudan daha az hareket edebileceklerdir. Olası bir sıvı kaybında ateşlenme ile beraber vücut tekrardan daha fazla sıvı gereksinime ihtiyaç duyacaktır.  Ateş, genelde vücutta iltihaplanma süreçlerine yol açabilen bir enfeksiyondur. Bu süreçler şartlara bağlı olarak kanın akış hızını giderek azaltabilir ve Tromboz riskini arttırabilir.

Duruma göre Tromboz’un sonuçları ciddi olabilir. Çoğu zaman bacakta ağrılara veya ağırlık hissine neden olmaktadır.  Kan pıhtısının bir kısmı gevşeyerek hayati organlara ulaşırsa, durum daha da problemli bir hal alır. En kötü durumda ise, ölümle sonuçlanabilecek damar tıkanıklığı ( örneğin akciğer damar tıkanması ) meydana gelebilir. Damar tıkanıklığı organlara kalıcı hasar da verebilir. Sadece, bu olası sonuçları göz önünde bulundurduğumuz zaman bile,  kimse ateşli şekilde uçağa binmemelidir. Bunların yanı sıra başka nedenler de vardır.

Uçuş sırasında dinlenememe

Durumu ağır olan hastalar genelde yatakta kalmalı ve dinlenmelidirler. Böylece bağışıklık sistemi görevini yapabilir ve hastalık ile savaşabilir. Diğer taraftan uçuşun, tarifeli bir uçakla gerçekleşmesi, hasta için çok yorucu olabilir. Check-in sırasında yolcular genelde sıraya girmek zorundadırlar; uçağın içerisinde oturabilirler fakat çoğu zaman uzanamazlar ve iniş gerçekleştikten sonra yolculuk hedef noktasına kadar devam eder.  Ayrıca hasta her iki havaalanında da - muhtemelen ağır valizlerle -bagajı ile ilgilenmelidir.  

Tüm bunlar bağışıklık sisteminin çalışması için gerekli değildir. Böylelikle hastalığı yenmek daha da zorlaşır ve buna bağlı olarak iyileşme süreci daha uzun sürer veya  muhtemelen daha da kötüleşir.  Yani hasta ateşi varken uçağa binerek kendine iyilik yapmaz.

Diğer yolcular için bulaş riski

Bu gibi durumlarda hasta sadece kendisine iyilik yapmıyor, aynı zamanda ateşli bir şekilde uçağa binmeyerek diğer yolcular için de gereksiz risk oluşumunu engelliyor. Ateşlenmeye genelde enfeksiyon neden olur ve çoğu enfeksiyon hastalıkları bulaşıcı olur. Bu hafif grip gibi oldukça zararsız rahatsızlıklardan, Avrupa’da artık çok yaygın görülmeyen, yaşamı tehdit eden enfeksiyonlara kadar uzanmaktadır.

Hustender Mann im Flugzeug   

Eğer ateşin bulaşıcı bir hastalıktan kaynaklandığı bilinmiyorsa, tarifeli bir uçuş yapmak son derece düşüncesiz bir hareket olacaktır. Sonuç itibariyle hasta uçuş sırasında saatlerce yabancı birinin yakınında oturur ve diğer birçok yolcunun önceden dokunduğu yüzeylere dokunur, örneğin bir önceki uçuşta seyahat eden yolcuların elleri ile lavabo kapısının koluna veya koltuk koluna dokunmaları gibi. Bu yüzden virüslerin uçağa yayılması ve diğer yolculara bulaşması oldukça kolaydır.

Altta yatan hastalığın kötüye gitmesi

Uçuş sırasında hava basıncının değişmesi, altta yatan hastalığı olumsuz yönde etkileyebilir. Çoğu zaman rahatsız edici fakat zararsızdır, örneğin orta kulak iltihabı gibi. Kulakta basınç dengesizliği bozukluğu oluşması, iniş ve kalkış sırasında şiddetli kulak ağrısına neden olabilir.   

Diğer hastalıklarda, örneğin akciğer iltihaplanmasında olduğu gibi, düşük hava basıncı yüzünden daha ciddi bir şekilde etkilenir. Hastalık, akciğer yoluyla oksijen alım işlevini önceki gibi yerine getiremez. Tarifeli uçaktaki düşük hava basıncı da benzer bir etkiye sahiptir. Birbiriyle bağlantılı olarak bu, akciğer iltihaplanması yaşayan bir hastanın oksijen doygunluğunu hayati tehlike içeren bir düzeye düşürebileceği anlamına gelebilir. Bu nedenle, özellikle hangi hastalığın ateşi tetiklediğini bilmiyorsanız, olası komplikasyonlarından kaçınmalı ve uçak yolculuğundan vazgeçmelisiniz.

Ateşim varsa havayolu şirketi beni taşımayı reddedebilir mi?

Elbette havayolu şirketi her yolcuyu uçağa binmeden önce kapsamlı bir tıbbi muayeneye tabi tutmaz. Fakat yer hizmetleri açıkça gözlenebilen hastalık belirtilerine dikkat etmektedir.  Bu yüzden, ateşi olan bir hasta bariz bir şekilde halsiz görünüyor, çok terliyor veya titriyorsa, hatta yürümek için desteğe ihtiyaç duyuyorsa, bu durum ekibin dikkatini çeker. Son kararı verecek olan kişi uçağın pilotudur: Hastayı uçağa alması kendisi için veya diğer yolcular için tehlikeli olacak mıdır diye kendince bu durumu tartmaktadır.

Kaptan kararını verirken sadece kendi vicdanına bağlıdır. Kendisinin uyması gereken belirli bir kural olmamasıyla beraber, hastayı kabul etmeme gibi bir hakkı da yoktur. Herhangi bir yolcunun sağlığını riske atmak istemedikleri için, çoğu pilot temkinli davranmaktadır.  Ayrıca havada meydana gelebilecek tıbbi acil durum, plansız bir aksamaya neden olacaktır. Bu durum ne pilota ne de çalıştığı havayolu şirketine bir çıkar sağlamamaktadır.     

Ateşlenme ile uçmak için tarifeli uçuş yerine hangi alternatifler vardır

Ateşlenme ile uçmak için, tarifeli uçuş iyi bir fikir değilse, diğer alternatifler nelerdir? Bu sorunun cevabı büyük ölçüde belirli durumlara bağlıdır. Tatile veya iş gezisine çıkmak isteyen herkes, bunu ertelemeli veya iptal etmelidir. Sonuçta tatilinizi hasta bir şekilde yatakta geçirmenizin kimseye faydası olmayacaktır ve sağlığınız yerinde değilse, iş randevunuza da katılma olasılığınız olmayacaktır.

Eğer çoktan seyahate çıktıysanız ve dönüş uçuşunuzdan kısa süre önce ateşlenirseniz, durum sizin için daha da karmaşık bir hale gelecektir. Hafif hastalıklarda, muhtemelen otel rezervasyonunuzu bir kaç gün uzatabilir veya hastalık sürecinde alternatif bir konaklama yeri bulabilirsiniz. Hastalık ağır geçiyorsa veya ateşin nedeni belirsizse büyük ihtimalle hastaneye yatarak tıbbi tedavi görmelisiniz.

Eğer tıbbi bakımın yetersiz olduğu bir ülkedeyseniz, o süre zarfında gerçekleşecek olan tedavinizi muhtemelen gerekli olduğu sürece yerel doktorlara emanet etmek istemeyebilirsiniz. Böyle bir durumda, yurtdışından hava ambulans uçağı ile dönüş  en iyi seçenektir. Tarifeli uçakların aksine, ateşlenme ile hava ambulans uçağıyla uçmak mümkündür.

Hava ambulansında, tecrübeli bir uçuş doktoru sağlığınız ile ilgilenir ve yoğun bakım gerektiren birçok hastanın taşınmasına da olanak sağlayan modern tıbbi ekipmanlardan  yararlanır. Uçuş doktoru, siz hasta sedyesinde dinlenirken, tromboz riskini azaltmak için önlemler alacaktır. Uçakta sizden başka, hastalığın bulaşabileceği kimse seyahat etmeyecek ve eğer uçaktaki hava basıncı komplikasyonlara neden olacaksa, ambulans uçağı daha yüksek bir hava basıncıyla deniz seviyesinde uçuş gerçekleştirecektir. Böylece ateşi olan hastalar hızlı ve güvenli bir şekilde evlerine transfer edilecekler.

Hava ambulans uçuşu için oluşan maliyetler ve maliyetlerin karşılanması

Ne yazık ki, ambulans uçuşunun maliyeti sadece bireysel olarak hesaplanabiliyor. Bu nedenle burada genel bir hesaplama yapamıyoruz. Ancak hangi faktörlerin önemli olduğunu açıklayabiliriz. Elbette hastamızın sağlık durumu yanı sıra uçuş mesafesi de oldukça önemlidir. Bunun dışında uçuşun ne kadar acil olduğunu ve refakatçi olarak kaç yakınınızın sizinle beraber seyahat edeceğini dikkate alıyoruz. Eğer deniz seviyesinde bir uçuşa ihtiyaç duyulursa, ek maliyetler oluşacaktır. 

Geçerli bir seyahat veya uluslararası bir sağlık sigortasına sahipseniz, oluşan maliyetin belirli bir kısmı karışlanabilir. Bu öncelikle, sigortanın yalnızca "tıbbi açıdan gerekli" veya "tıbbi açıdan makul" olan durumları kapsayıp kapsamadığına bağlıdır. Hasta için yerinde uygun bir tedavi mümkün olmadığında, dönüş transferine gerek duyulmaktadır. Fakat bu durum sadece bazı seyahat edilen ülkelerde ve özellikle ağır hastalar için geçerlidir.  Diğer yandan, kendi ülkesinde yapılacak olan tedavi daha iyi sonuçlar vaat ediyorsa, yurtdışından dönüş yapılması mantıklıdır. Bu çoğu zaman böyle olur, ancak sadece bir kaç poliçe, tıbbi açıdan makul ibaresiyle ülkeye geri dönüş transferini kapsar.

Hava Ambulans Merkezi’ni tercih etmeniz için birçok neden

Ambulans uçuşuna ihtiyaç duyduğunuzda, Hava Ambulans Merkezi, güvenilir ortağınızdır.  Modern donanımlı ambulans jetlerinden oluşan uluslararası ağımız dünyanın her tarafında hizmetinizdedir. Böylece nerede olursanız olun sizin için geri dönüş sağlayabiliriz. Birçok dile hâkim olan ekibimiz, bulunduğunuz yerdeki sağlık personeli ile iletişime geçerek size yardımcı olacak ve sizin için mümkün olan en hızlı transferi ayarlayacaktır. Uçuş sırasında ise tecrübeli uçuş doktorlarımız sizinle ilgilenecek ve böylece ateşlenmeye rağmen güvenli bir şekilde evinize dönebileceksiniz. Uzun yıllara dayanan tecrübemize güvenin!

Ana sayfaya geri dönünüz